Dersim Bayragi..
Sey Riza

Dersim jenosidini
Anma Gunu
Her Yil

12 Temmuz

baner
GurdalAksoyKapak

İçindekiler

 

 

Kısaltmalar

Yayınevinin Notu

Önsöz

GiriŠ

 

 

Mithra’dan Bava Duzgı’ya

Dersim'de Antik Dönem İnançlarinin Sürekliligi Üzerine

 

Soylencenin Versiyonlari …………………………………………………

Bava Duzgı Bir Veli mi?…………………………………………………..

Duzgı’dan Düzgün’e

Bir Adin Dönüşümü ve Kökeni Üzerine ……………………………………

Coban Tanri ve Simgeleri……………………………………………………

Dag Tanrisi, Dikilitaslar ve Kaya Kultu……………………………………

Gunes Tanrisinin Cocuklari: Mithraistler……………………………………

Duzgı, Mithra ve Heliyo Çhal……………………………………………….

Duzgı’nin Savasciligi ve

Bir Savas Tanrisi Olarak Mithra……………………………………………….

Bir Yargic Olarak Duzgı ve Mithra…………………………………………….

Duzgı ve Mithra'nin Kizkardesleri ve Kutsal Sular…………………………….

Beyaz Atli Kizil Donlu Iki Suvari; Mithra ve Duzgı……………………………

Çinvat Koprusu, Kures’in Kurtlari ve

Dersim’de Olumle Ilgili Kimi Inanclar Uzerine………………………………..

Rocê Xızıri’de (Hizir Orucu) Bir Mithraist Kalinti…………………………….

Mithra ve Anahita’nin Kult Merkezleri………………………………………..

Yeradlarindaki Sakli Tanri: Mithra……………………………………………..

Sonsoz Yerine:

Mithraizmin Raa Hak’daki Yeri………………………….

 

 

Munzur’un Sırr-ı Kerameti Üzerine

Bir Söylencenin Analizi İcin Bazi Notlar

 

Keramet Sahibi Bir Cobanin Soylencesi…………………………………………………………..

Dersim, Yezidiler ve Bir Göc………………………………………………………..

Kisilestirilen Bir Nehir ya da Munzur……………………………………………….

Kayip Bir Tanri ya da Tanrica’nin Izinde……………………………………………

Munzur Astromitolojik Bir Figur mu?…………………………………………………………

Munzur’un Doktugu Sut ve Bir Cagrisim Olarak Sut Libasyonlari…………………

Munzur’a Ağıt ve Aglama Torenleri…………………………………………………

Munzur Hakkinda Toponomik Bir Analiz…………………………………………..

Sonuc…………………………………………………………………………………

 

 

Seyitler Mitolojisi I

Seyit Kures ve Duvar Yuruten Bamasur

 

Dersim’de Arslana Binen, Duvar Yuruten Seyitler…………………………………………

Arslana Binen Veli Motifinin Kokeni………………………………………………………

Tanricalardan Tanrilara; Bir Binek Hayvani Olarak Arslan Sembolizmi……………………

Dag Yuruten Tanrilar, Duvar Yuruten Veliler………………………………………………

Dersim’de Arslana Binen Bir Urartu Tanrisi ve Bağin Tapinagi……………………………

Seyit Kures ve Cobanlik…………………………………………………………………….

‘Hayali’ Secereler ya da Icad Edilmis Seyitler?…………………………………………….

 

Seyitler Mitolojisi II

Bir Seyidin Metaforik Olumu ya da Muhtemel Bir Etimolojik Zehirlenme

 

Kelimedeki Keramet : Ağuçan mi, Ağu Içen mi?………………………………………….

Zehir Icen Kelime : Ağuçan………………………………………………………………..

 

 

Hızır Hazır Nazır!

Mitolojik Bir Kurtarici ve Dersim’deki Ayak İzleri

 

 

Hizir Kultunun Kokenleri………………………………………………………………….

Kothar ya da Kothar wa-Hasis…………………………………………………………….

Bir Deniz Tanrisi Olarak Kothar ve Hizir …………………………………………………

Bereket Tanrisi Olarak Kothar ve Hizir……………………………………………………

Sozun Efendisinden Zikr’in Babasina ……………………………………………………..

Sozun Efendisinden Yazicilar Pirine………………………………………………………

Ejderha Olduren Iki Kahraman…………………………………………………………….

Bilge Tanri Kothar’dan Ilim Sahibi Hizir’a………………………………………………..

Bir Gezgin Olarak Chusor ve Hizir…………………………………………………………

Ölümsüzlük Suyunun Kaynagindaki Tanri: Kothar ve Hizir…………………………………

Deniz ve Irmaklarin Birlestigi Bir Yer

ya da Macmau’l Bahreyn……………………………………………………………………..

Iki Adali: Kothar ve Hizir……………………………………………………………………..

Cift Boynuz, Cift Balta, Labirent ve Olumsuzluk…………………………………………….

Hizir Adinin Kokeni: KTR ya da KSR ?……………………………………………………..

Iskender, Hizir ve Yecüc Mecücler…………………………………………………………..

Dersim’de Yasayan Bir Tanri………………………………………………………………..

Xızır’ın Degnegi mi, Ali’nin Kilici mi?……………………………………………………..

Xızır Orucunda Sayi Mistisizmi ve Xızır’a Maledilen Hayvanlar…………………………..

Bir ‘Komünyon Yemegi’; Qavut…………………………………………………………….

Sonuc…………………………………………………………………………………………..

 

 

Resimler
Bibliyografya


 

KirkBudakDergisi3

Mithra-Düzgün-Munzur ve Aguçan-Kures-Bamasur

Erdal Gezik
 

(Kaynak: Kirkbudak sayi 6, 2006)

 

Kısa bir zaman öncesine kadar Anadolu Alevileri için iki önemli merkezi vardi. Birincisi, Bektasi tekkesi, ikincisi ise Dersim bölgesinde konumlanmış Seyitler idi. İki merkez arasında ortak özellikler yanısıra gözardı edilemeyecek farklılık bulunmaktaydı. Bektaşiler hakkında tanımlama ve tarih yazımının geçmişi eskiye dayanır; onlar hem kendi üyelerinin bıraktıkları yazılı kaynaklardan, hem de yerleşim merkezlerine yakın olmarından dolayı dikkatleri çekmişlerdi. Dersimli Seyitler ve inanç yapıları ise bulundukları dağlık merkez ve bölgede hakim aşiret yapısından ötürü yazım dünyasının sistemli ilgisi dışında kaldılar. Bölgeye olan ilgi yakın bir dönem önce başladı. Yine de bu kısa dönemde ortaya çıkan çalışmalar ve derlemeler bölgenin Anadolu Alevileri ve Aleviliği içindeki ayrıcalıklı konumuna dair ilginç veriler sunmaktadır. 

 

Gürdal Aksoy’un 2006 yılında Komal yayınları arasında çıkan ‘Dersim Alevi Kürt Mitolojisi – Raa Haq’da dinsel figürler’ adlı kitabı, bu savı destekleyecek en güncel çalışmadır. Kitap, Dersim bölgesi inancına ve bölgede öne çıkan kutsal isimlere mitoloji pencerisinden bakma gayretini taşımaktadır. Kitabın arka kapak tanıtımında bu yaklaşım şöyle ifade edilmektedir:

 

“Kitap, Duzgı’dan Munzur’a, Kures’ten Bamasur’a dek bu gizemli dinin mitolojik karakterlerinin tarihsel arka planına ilişkin önemli bulgular sunmakta, yeni savlar içermektedir. Duzgı ve Munzur Zerduşti tanrılarından Mithra ile Ahura Mazda’nın birer veli olarak kişileştirilmiş uzantıları mıdırlar? Kureş ve Bamansur gerçek kişiler miydi? Kerametlerinin tarihsel köklerini hangi coğrafya(lar)da aramak gerekir? Xızır Raa Haq inançlarında nasıl bir role sahiptir ve hangi mitolojik figürün bir dönüşümüdür? Ağuçan adı sanıldığı gibi Türkçe ağu içen’den mi gelmektedir?”

 

Bu sorular, Alevi araştırmalarında ‘Kerbela, Yavuz, ve Cumhurıyet’ konuları ötesinde ilgilenmemeyi gelenek haline getiren büyük bir kesim için, anlamsız olsa da, konuyla ilgili küçük bir grup için son derece açık, ilgiye değer ve cevaplaması kolay olmayan türdendir. Peki, Aksoy, cesaretle sıraladığı bu sorulara tatmin edici cevaplar verebilmekte midir?

 

Onun çalışması –geniş bir giriş yazısı dışında- alıntıda sıralanan başlıklara ayrılmış beş makaleden oluşmaktadır. Bu makalelerden ‘Mithra’dan Bava Duzgı’ya – Dersim’de antik dönem inançlarının sürekliliği üzerine’ adlı olanı gerçekten iddiali bir örnek çalışmadır. Düzgün Baba olarak da tanınan Dersim’in önemli kutsal figüründen Batı İran halklarının antik Mithra’sına götüren dönüşümler; ya da fetihçi Mithra’dan Dersim sınırlarını aşamamış Baba Düzgün arası ilişkiler usta bir titizlik ve orijinalikle ele alınmaktadır. 

 

Bu övgü bir dereceye kadar yazarın, ‘Hızır Hazır Nazır – Mitolojik bir kurtarıcı ve Dersim’deki ayak izleri’ adlı calışması için de söylenebilir. Oldukça tanıdık olan Hızır kültünün, pek bilinmeyen Yakın Doğu’daki tarihi ve bunun bölgedeki yansımaları işlenir.

 

Kitaptaki diğer üç çalışma, Düzgün ve Hızır makalelerinde sergilenen titizlik ve sonuç alıcı disiplini göstermez. Aksoy, sırasıyla ‘Munzur’un sırrı kerameti üzerine’, ‘Seyit Kureş ve duvar yürüten Bamasur’ ve ‘Bir seyidin metaforik ölümü ya da etimolojik bir zehirlenme’ (Agucan ile ilgili) adlı çalışmalarında aktardığı bircok bilginin içerisinde ana sorularını cevaplamada yetersiz kalmakta, kimi zaman adeta bilgi kargaşası içerisinde kaybolmaktadır. En azından okurda bu izlenimi bırakmaktadır. Motiflerin mitolojik izini sürerken yeterli açıklamalar getirmeden erken aidat saptamalarında bulunmaktadır.

 

Kısacası, Düzgün makalesinde gösterilen titizlik bu makalelerde gösterilmemiştir. Oysa yazar, bu makalelerde de konularıyla ilgili bir dizi ilginç veriler, saptamlar ve sorular aktarmaktadır. Buna rağmen sonuç alamaması, kanımca, yazarın yaklaşımını etkileyen kimi olgu ve eksikliklerden kaynaklanıyor.

 

Birincisi, kitabın temelini oluşturan derleme bilgilerin büyük bölümü Kırmancki (Zazaca) konuşan Alevi Kürt nüfusuna dayanmaktadir. Oysa Kürt Alevilerin hemen hemen yarısının anadili Kurmanci’dir (Kırdaşki) ve bu kesim de en az Kırmancki konuşanlar kadar aktaracak verilere sahiptir. Aksoy, bunu kendisinden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı gözardı etmek durumunda kalmıştır ve ne yazik ki bu da kitabında bir eksiklik olarak kendisini sürekli hissettirmektedir. Bu eksikliğe en çarpıcı örnek kitabın başlığında kendisini gösterir.Yazarın, Dersim Aleviliğinin orijin nitelendirmesi olarak kullandığı ‘Raa Haq’ kavramı açıklanmamış ve kendisinin da ifade ettiği gibi yeterince test edilmemiştir. 

 

İkincisi, kitapta, bölgedeki geleneklere köken aidatı aramaya olan aşırı ilgi ve bu ilgininin köşe taşını Ermeniler oluşturmasıdır. İnanç yapısı ile ilgili sık sık yapılan ‘eklektik’vurgulamlasına ve geniş coğrafyadaki gezintilere rağmen, kitap adeta su soruda kilitlenmiş görünmektedir: ‘Dersim’de Alevi Kürt aşiretleri Mithra ve Anahita kültlerini doğrudan Zerduşti Ermenilere mi, yoksa kimi ‘heretik’ Ermeni topluluklara mı borçludur?’ (s. 117) Sorular dikkate değer fakat, sanırım, Aksoy’un verdiği cevaplar oldukça tartışmalıdır.

 

Son neden ise, yazarın konuya genel yaklaşımıya ilgilidir. O, giriş bölümünde bir Marksist olarak bölgenin mitolojisiyle ilgilendiğini belirtmektedir. Dersim’de altmışlı yılların sonlarından itibaren Marks’ın düşüncelerinden etkilenen kuşaklar, bölgenin geleneklerine ilgi yerine onları hızla ‘tarihin çöplüğüne’ atmak için uğraşmışlardı. Aksoy, kendisinden önceki sosyalist eğilimli kuşakların aksine, bölgesinin batini özellikleriyle ilgilenmenin önemini belirtmektedir.Yine de konularıyla Marks’ın gölgesinde ilgilendiğinden dolayı da, zorunlu tarihi ilişki ve kaynaştırma çabasına girmektedir. Bunu yaparken, ünlü deyimle, doğunun makus tarihinin takkiyeler yansıması olduğunu gözden kaçırmaktadır. O bu gerçeği gözden kaçırdığı, Doğu’nun dağlarında çıktığı her tarih gezisinde yabancılaşma eğilimi göstermektedir. Bu yükü taşımadığı zaman ise, Düzgün yazısında olduğu gibi, yapılan gezi oldukça öğreticidir.

 

Aksoy tarihe ve mitoljiye karşı tutumunu, Marks uzantısında, ‘tarihin hurafeleştirilmesine karşı’ bir çaba olarak nitelendirse de, Hurufilerin keyfle okuyacakları bir çalışma ortaya koymustur. 

 

Konuyla merak düzeyinde ilgilenenlerin de unutmaması gereken bir çalışma olduğunu ayrıca belirtmek gerekiyor.

 

(Gürdal Aksoy, Dersim Alevi Kürt Mitolojisi – Raa Haq’da dinsel figürler, Komal yayınları, İstanbul, 2006)

 

(Kaynak: Kirkbudak sayi 6, 2006)